22 Haziran 2010 Salı

Para para para!!

Kürkçü dükkanı misali döndüm yine bloga. Ne kadar kalırım bilinmez. Hani çoğu postta yaz gelsin, ah bi yaz gelse diye inlemelerim vardı ya onlar son buldu sözde. Yaz geldi ama ben yapacak bi bok bulamıyorum şimdi de. O kadar stresli bir dönemden geçtik ki hala kalıntıları üstümüzde. Ha uzun bi süre atabilecekmiyiz o da muamma. Şimdilik sadece ümit etmekteyim. Açıkçası artık ne olup biteceği de pek umrumda değil. Yemin ediyorum 567890 yaş yaşlandım resmen. Saçlarım beyazlamaya falan başlıcak ona korkuyorum.
Çakmaktaşıda özledim sanırım. Henüz özlemedim diyerek kendimi kandırıyorum galiba. Hala sevgili olarak kaldığımızada inanamıyor olmam ayrı bir durum. En uzun ilişkim diye tarihe geçicek. O da pek umrumda değil aslında varmış yokmuş. Zaten varlığını anca sanal yollarla hissedebiliyorum. Olmasa üzülürüm o ayrı. Varlığı bir dert yokluğu yara misali.
Neyse günün anlam ve önemi belirten kelimeyi başlık yapıp uçuyorum.
öpiş.

20 Mayıs 2010 Perşembe

Geçici bir süre hizmet verememektedir.

5 Nisan 2010 Pazartesi

Mutluluk Travması


18 gündür resmi olarak sevgiliyiz. Halen birbirimize bakıp 'yok artık biz cidden sevgilimiyiz şimdi?' sorusunu sorarken buluyoruz kendimizi. Yaklaşık 1 senedir zaman zaman flörting durumları yaşardık zaten. Ama bi mesaj yada bi istek sonucunda kavayla biterdi diyaloglarımız. Hatta geçen sene yaklaşık bu zamanlar aramızda bişeyler şekillenmek üzereyken çokanat yüzünden birbirimize girmiştik. Kısa bi süre sonra ikimizde başkasıyla çıkmaya başlayınca aynı ortamda bulunabilitemizi en aza indirip, bulundugumuzda da görmezden gelirdik birbirimizi. Sonra ben ayrıldım, herşey eskiye döndü. Ve ben ' asla çakmaktaşla çıkmam' feryatlarımı bir bir yutmaktayım şu zamanlar.
Aşk uyumumuz bile ' okul koridorunda karşılaştığınızda birbirinize selam verebiliyorsunuz büyük bir aşamadır, yaşayacağınız ilişki kavga temalı bir ilişki olacaktır' vari yorumlarla beni uyarmakta belki.
Hernekadar sürekli didişsekte, ikimizde farklı ayrıntılara takılıyor olsakta, birbirimize güvenmesekte, bazen onu terketmek istesem de, ikimizde sevsek ama bağlı olmasakta, kısa süreceğinden korksam ama aynı zamanda uzun sürme ihtimaline tahammülüm olmasada;
beni mutlu ediyor be hacı.

1 Nisan 2010 Perşembe

pöff

Bugün dehşet sıkıntılardayım. Ruhumu teslim edesim var. Sabah Çakmaktaşın dedesinin öldüğünü öğrendim. Üzüldüm gerçekten hiç tanımadığım halde üzüldüm. Annanemi çok özlediğimi farkettim. Biliyorum hepimiz ölücez ama benden önce sevdiklerimin ölme düşüncesi beni mahvediyor. İçimin sıkılma sebebi bu belki. Belki artık Balkese dönme zamanımın gelmesi. Belki 1 hafta ki sunuma hiç hazırlanamamış olmam. Belki Eliyi özlemem. belki es ese gitme zamanını ayarlayamamış olmam.
Bu hayat ne boktan bişi!

27 Mart 2010 Cumartesi

Yalnızım, yalnızsın, yalnız


Son zamanlarda denesizliğim hat safhaya ulaşmayı başarabildi. Evlenmek üzere olan erkek sedromuna girdim sanırım. Anormal olan pek bişi yok hayatımda. Sadece fazladan 1 kişiyi daha düşünmek mi beni bu kadar yoruyor anlamıyorum. O'nun için bişiler yapıyor olma fikri beni çıldırtan sadece kendim için yaşamaya alışmışım bu şehirde.
Yarım saat itibariyle evde yalnızım. sanki asırlardır yalnız kalmamısım gibi, o kadar özlemişim ki bu duyguyu.. sadece kendi istediğim şarkıları atabiliyorum wınampıma, alttaki hürriyet sayfasını kapatabiliyorum, beşiktaşın sitesine bakmak zorunda kalmıyorum, kacaman koltuga tek başıma yayılabiliyorum ve bunlar bana huzur veriyor.
Daha çok yeniyken sürekli yanımda olmasını istemek yerine bu duygulara kapılmak normal mi acaba?

22 Mart 2010 Pazartesi

1903

Sanırım geri döndüm.
Neden gittiğimi bile hatırlamıyorum desem yalan olmaz. Feysimide kapatmiştim. Eli olmasa tel de kullanmazdım ama kendimi o kadar soyutlayamadım hayattan.
herneyse ben döndüm.
Hayatımda eylemsel olarak değişen şeyler oldu. 1,5 senedir arkadaşım olan bi çocuk vardı. ama galiba artık arkadasım değil. sevgili sıfatını henüz verebilmiş değilim ama öyle olmamız muhtemel. Serbest bir ilişki yaşıyoruz diyebiliriz aslında. Ona karışmıyorum, zırt pırt 'napıyosun? nerdesin?' vari mesajlar atmıyorum, sevgi pıtırcığı hitapları kullanmıyorum, kıskansam bile belli etmiyorum, kendi kendimi yemiyorum diğerlerinde yaptığım gibi, 'seni seviyorum' dediğinde 'bende' diyorum 'bende ne?' dediğinde 'bende beni seviyorum' diyorum, bağlanmıyorum, güvenmiyorum, güven vermiyorum. Ama yanımdayken yanımdan gitsin istemiyorum, onun yerinde kurstaki çocuk olsun istemiyorum ama sadece yanımdayken. Düşünmüyorum, ilk defa akışına bırakıyorum. cümleten hayırlı olsun.

5 Mart 2010 Cuma

AS yok!

Şu an hayatla ters temas halindeyim, düz temasa geçtikten sonra belki dönerim.