25 Ekim 2009 Pazar
(8)
21 Ekim 2009 Çarşamba
Çağırıyorsun günaha sen şeytanmısın?
Üzerinden 2-3 ay gibi bir süreç geçmişti. bunca yaşanılana ragmen salona girdiğinde Hacı orada oturuyordu. şaşkın bakışlarıma aldırış etmeden bana en sevimli gülümsemesiyle bakıyordu. neden orda bulundugunu sorgulamayı bile düşünememiştim. Hissettiğim onca nefrete ragmen elimi dudaklarında gezdirdim ve onu ne kadar özlemiş oldugumu farkettim. Öpmeyi hiç düşünmedim, sadece varlıgını hissetmek istedim ama nefretim herseyin önüne geçti birden ayaga kalkıp odama gitmeye karar verdim. o benden önce odaya gitmişti bile ve karsımda aynı gülümsemeyle 'biz'li cümleler kurmaya baslamıstı. Aklımla kalbimi aynı çizgide tutmaya çalışırken 'Aaas' ünlemiyle yerimden sıçradım. Kapıya bakıp 5 dakika dedim ve gözlerimi yumdum. Sonra farkettim ki kendimi rüya olmadığına inandırmaya çalışmaktayım. Hızlıca yataktan kalktım ve diş agrım yüzünden uyuyamadığımı, sabah kargaların kahvaltı faslından bile önce uyanıp doktora gittiğimi, aynı anda 3 tane diş çıkarttıgımı ve bu yüzden şişen yanagım sebebiyle kendimi tanıyanmaz durumda oldugumu, uykusuzluk sebebiyle haplarında etkisiyle sızdığımı hatırladım. Bu durumda abuk sabuk rüyaların legal olabileceğini düşünüp hafızamı sıfırladım. 18 Ekim 2009 Pazar
yalnızım uçurum kıyısında, hayat ve ölüm arasındaa
Şuan anladım ki o nazar falan değildi evde 5 kişi yasamaya alısmıs olan 6 kişilik eşyalardan biri benim yüzümden kendini feda etmişti.
Evet evde 5 kişi yaşamaktayız, 2 çift ve ben. sadece ben, tek ben, 2li koltuga yatar biçimde uzanmıs keyif yapıyor gibi gözüken fakat yanında birinin olmadıgını gizlemeye çalısan ben.
Son zamanlarda yalnızlık sedromuna girdim resmen bu yüzden. Sevgililerin ev arkadaslarından eve gelen telekomcu cocuga kadar ayarlanılıp ayrılıyorum, izdivaç programlarına cıkartılıyorum, arkadas ayarlama sitelerinin telefonlarını rehberimde buluyorum açıkcası her geyige bas kahraman olarak gösteriliyorum bu aralar.
Ama ben artık masada 6lı takımlardan sadece 5ini görmeye, film izlerken sadece televizyona odaklanmaya ve yan tarafında oturan siyam ikizlerini görmemeye, muah muah seslerini duymamaya, televizyona cıkan güzel hatunlardan rahatsızlık duymamaya aynı zamanda yakısıklı erkekler cıktıgındaysa vicdan yapmamaya, 'off benimkide öyle yapıyor, ezberletmişlermi onlara bu lafları' muhabbetlerinde başımı öne eyip tırs tırs muhabbetten uzaklasmaya, ev arkadasların sevgilileriyle yihaaa lı gülüp geyip yapmaya, 'ya senin neden sevgilin yok?' sorularına ' ben bişiye bağlanamıyorum be hacı' demeye ve 'hepsi benimmiş gibi davranıyorum benım durumum kebap' diyip için için 'ah be kader ahhh' modunda olmaya alıştım.
tüm hayatım akıp geçiyor, ayaklarımın altındaaa
14 Ekim 2009 Çarşamba
dinleyağmurudinletesellibultürküsünde
başka vücudlar sevmek

25 Eylül 2009 Cuma
Bakmış ne geçmiş geçmiş ne gelecek gelecekmiş. .

Dün gece bavul hazırlama, nette takılmaca, 567890.kez izlediğim bir filmin tekrar aklıma gelmesiye onu izlemece eylemlerimden sonra yataga girdim. Kalbimle karnım arasında belirip kaybolan bir sıkışma hissi duydum. Bu hisle birlikte uzun bir süre yatakla boğustum. Açlıkta olduğuna kanaat getirip mutfaga dogru yol aldım. Karnımın doyduguna emin olunca tekrar girdim yataga. Bir kaç tur döndükten sonra Ali babanın çiftliğindeki koyunları saymaya karar verdim. Yetmedi tüm çiftlik hayvanlarını atlattım çitlerden. His hala geçmedi. Kötü bişi olucağının bir işareti olan his mi dedim telefonlardan buna dair ses çıkmadı. Üşüdüğümü düşünüp üzerimdeki katmanı kalınlastırdım, o da kar etmedi.
Hissin neyin habercisi olduğunu düşünerek salona gitmeye karar verdim. Koltuga oturdum, kafamı kaldırdım ve saatle göz göze geldim. O an içimdeki his boşluğa dogru yol aldı ve ben yine zamanı durdurabileceğimi sandım. Orda oturup sonsuza dek zamanı hapsetmiş olduğumu düşledim. Annemin endişeli gözleriyle karşılaşınca tüm bulutlar dağıldı. Akrep ve yelkovan bana dil çıkartıp eski hızlarına geri döndüler. Ve bende tekrar gitmek istemediğim bir okulun yollarına düşeceğimi düşünüp, dünyanın fahişeliğine söverek derin rüyalara daldım.
Ve sonra yaz biter. .
